Tazminat Davası

HAKSIZ FİİL; Bir kişinin hakkına, malına veya şahsiyetine zarar veren hukuka aykırı bir davranışı ifade eder. Nitekim Borçlar Kanunu’nda da “kusurlu ve hukuka aykırı bir şekilde başkasına zarar vermek” olarak tanımlanmıştır.

Haksız fiilden kaynaklanan tazminat davası ise bu kusurlu ve hukuka aykırı eylem neticesinde zarar gören mağdurun oluşan zararını gidermek üzere açtığı davadır. Bu dava, zarar görenin haklarını koruma ve uğradığı zararı telafi etme amacını taşır. Haksız fiilden kaynaklanan tazminat davası, maddi tazminat davası ve manevi tazminat davası olmak üzere ikiye ayrılır,

Haksız fiilden kaynaklanan maddi tazminat davası, bir kişinin hukuka aykırı bir eylemi ve kusuru nedeniyle başkasının malvarlığına, maddi haklarına veya maddi çıkarlarına zarar vermesi durumunda ortaya çıkar. Bu dava sonucunda oluşan maddi zararın tazmin edilmesi amaçlanır.

Tazminat miktarı, uğranılan zararın türüne, şiddetine, davacının kusuruna, rızasına ve diğer özel durumlara bağlı olarak belirlenir. Mahkeme, tarafların iddialarını ve delillerini dikkate alarak adil bir tazminat miktarı belirler. Haksız fiilden doğan maddi tazminat davasında tazminat, sermaye ya da irat şeklinde ödenebilir.

Haksız fiilden kaynaklı manevi tazminat, bir kişinin hukuka aykırı bir eylemi sonucunda başkasının duygusal veya ruhsal bütünlüğüne zarar vermesi durumunda ortaya çıkar. Haksız fiil nedeniyle meydana gelen manevi zararlar, duygusal acı, üzüntü, itibar kaybı gibi etkileri içerir. Manevi tazminat davası ile ortaya çıkan bu etkilerin tazmin edilmesi amaçlanır.

TBK m.56’da “Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir. Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir.” denilmektedir. Haksız fiilden doğan manevi tazminat davası sonucu kazanılan tazminat, sadece toplu bir biçimde ödenebilir.

HAKSIZ FİİLDEN KAYNAKLI DAVALARDA ZAMANAŞIMI SÜRELERİ

Haksız fiilden kaynaklı tazminat davasında zamanaşımı süreleri Türk Borçlar Kanunu’nun 72. maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre;

MADDE 72- Tazminat istemi, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yılın ve herhâlde fiilin işlendiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar. Ancak, tazminat ceza kanunlarının daha uzun bir zamanaşımı öngördüğü cezayı gerektiren bir fiilden doğmuşsa, bu zamanaşımı uygulanır.

Haksız fiil dolayısıyla zarar gören bakımından bir borç doğmuşsa zarar gören, haksız fiilden doğan tazminat istemi zamanaşımına uğramış olsa bile, her zaman bu borcu ifadan kaçınabilir.

Haksız fiilden kaynaklı tazminat davasında görevli mahkeme, Asliye Hukuk Mahkemesidir. Nitekim HMK madde 2’ de de “Dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesidir.” denilmektedir.

Haksız fiilden kaynaklı tazminat davasında yetkili mahkeme ise HMK’da belirtilmektedir. Burada davacıya seçimlik haklar tanınmıştır. Buna göre; Davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesi genel yetkili mahkeme olarak belirlenmiştir. (HMK m. 6/1). Haksız fiilden doğan davalarda, haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir. (HMK m. 16) Davacı, kanunda sayılan yetkili mahkemelerin herhangi birinde dava açma hakkına sahiptir.

Tazminat davası, genellikle karmaşık hukuki bir süreçtir. Tazminat davalarında profesyonel hukuki destek almak önemlidir. Bir avukat, davacının haklarını savunabilir, mahkemede delil toplayabilir ve tazminatın adil bir şekilde belirlenmesine yardımcı olabilir. Tazminat davası, bir kişinin veya kurumun, diğer bir kişi veya kuruma karşı uğradığı zararın telafisi için mahkemeye başvurmasıdır. Tazminat davası, genellikle bir davacının, davalıya karşı maddi veya manevi zarar iddia ettiği bir hukuki süreci ifade eder.

Bu tür davalar, geniş bir yelpazede konuları kapsayabilir ve farklı hukuki temellere dayanabilir. Tazminat davaları, trafik kazası tazminat davaları, sağlık hizmetleri tazminat davaları, iş kazası ve meslek hastalığı tazminat davaları, bir ürünün kusurlu veya hatalı olması sonucu meydana gelen zararlar ve haksız fiil tazminat davaları gibi farklı alanlarda ortaya çıkabilmektedir. Hukuki temellere ve konulara bağlı olarak, bu davalar farklı mahkemelerde görülebilir.

Antalya Tazminat Davası Avukatı, Yaralama Sonrası Maddi Manevi Tazminat, Manavgat Tazminat Avukatı, Tazminat Davası Manavgat, Maddi Manevi Tazminat Avukat

Tazminat davalarının birtakım özelikleri vardır.  Dava açabilmek için öncelikle bir zararın meydana gelmiş olması gerekmektedir. Bu zarar, maddi bir kayıp, manevi bir sıkıntı veya her ikisi de olabilir. Zararın oluştuğu durumda, davalının davacıya karşı hukuki bir sorumluluğu bulunmalıdır. Bu sorumluluk, ihmal, kusur, sözleşme ihlali veya başka bir hukuki temele dayanabilir. Tazminat davalarının başlıca özellikleri arasında aşağıdakiler de yer almaktadır:

Zararın davalının eylemleri veya ihmali sonucu meydana gelmiş olması gereklidir. Davalının davacının zararına neden olduğu bir neden-sonuç ilişkisi kurulmalıdır.

Davacı, mahkemeden zararının tazmin edilmesini talep eder. Tazminat talebi, maddi zararın karşılanması, manevi zararın telafi edilmesi veya her ikisi de olabilir.

Sohbet
Merhaba 👋 danışmalık için hemen bizimle iletişime geçin?