Kişiler Hukuku
Hak sahibi olan varlıkların yani kişilerin ehliyetlerini, kişisel durumlarını, akrabalık ilişkilerini, yerleşim yeri ile olan ilgilerini, kişiliğin başlangıcını, sona ermesini, korunmasını düzenleyen medeni hukuk dalıdır.
Kişilik kavramı: Hak sahibinde, yani hukukun tanıdığı yetkilerden faydalanan ve yüklediği yükümlülüklerden sorumlu olan varlıklara kişi denir.
Birinci kısım gerçek kişilere ilişkindir. Burada, kişiliğin kazanılması, hak ve fiil ehliyeti, kişilik hakkı ve korunması, hısımlık, ad, yerleşim yeri, kişiliğin sona ermesi ve kişisel durum kütükleri düzenlenmiştir. Gerçek kişiler içinde düzenlenmiş olan hususlar, başta özel hukukun diğer dalları olmak üzere, hukukun diğer alanlarında da geçerliliğe sahiptir.
İkinci kısım tüzel kişilere ilişkindir. Burada önce tüzel kişilere ilişkin genel esaslar, daha sonra dernek ve vakıflar ele alınmıştır. Tüzel kişiler için Dernekler Kanunu ve Vakıflar Kanunu gibi özel düzenlemeler de vardır.
Kişiler hukuku bağlamında büromuzca sunulan hukuki hizmetler şu şekildedir.
- İsim değiştirme davası,
- Yaş düzeltme, küçültme ve büyütme davası,
- Tanıma ve tenfiz davası,
- Gaiplik davası,
- Evlatlıktan ret davası,
- Vesayet ve vasi tayini,
- Unutulma hakkı talebinde bulunulması,
- Cinsiyet değiştirme davası,
- Kişilerin hak ve fiil ehliyetine ilişkin yargılama süreci,
- Soybağının reddi davası,
- Adın haksız kullanımının önlenmesi
Başta olmak üzere, bu alana ilişkin bütün uyuşmazlıklarda müvekkillerine sonuç odaklı avukatlık hizmeti sunmaktadır.
1. Adın veya Soyadın Değiştirilmesi Davası
Ad ve soyad değişikliklerini dava açmak suretiyle yahut e-devlet üzerinden gerçekleştirebilirsiniz. Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü sosyal medya hesabından yapılan paylaşıma göre, vatandaşların, genel ahlaka uygun olmayan, gülünç olarak değerlendirilen, yazım ve imla hatası olan ad ve soyadı değişikliği başvuruları, e-Devlet aracılığıyla veya yazılı olarak ilçe nüfus müdürlüklerine 24 Aralık’a kadar yapabilecektir. Mevzuatta herhangi bir değişiklik olmaması halinde ise 24 Aralık tarihinden sonraki isim değişiklikleri yalnızca dava açılarak yapılabilecektir. Kula Hukuk Bürosu olarak müvekkillerimize ad soyad değişikliği davalarında yardımcı olmaktan mutluluk duyarız.
2. Dernek ve Vakıfların Kuruluşu
Kanunda belirtildiği üzere gerçek veya tüzel en az yedi kişinin kazanç paylaşma dışında belirli ve ortak bir amacı gerçekleştirmek üzere, bilgi ve çalışmalarını sürekli olarak birleştirmek suretiyle oluşturdukları, tüzel kişiliğe sahip kişi topluluklarına dernek denilmektedir.
Yine kanunda tanımlandığı üzere vakıflar ise gerçek veya tüzel kişilerin yeterli mal ve hakları belirli ve sürekli bir amaca özgülemeleriyle oluşan tüzel kişiliğe sahip mal topluluklarıdır.
Vakıf ve derneklerin kuruluşu, tescil ve ilan usulleri, yönetim ve denetimlerini, faaliyetlerini sona erdirmeleri hususunda müvekkillerimize hukuki destek sağlıyoruz.
3. Vesayet ve Vasi Tayini
Velayet altında bulunmayan küçüklerde ve kısıtlama altında olan erginlerde vesayet davası ile vasi tayini atanabilir. Belli nedenlerle kendi hayatını idame ettirmekte zorlanan kişiler hakkında kısıtlama kararı aldırabilir. Yaşlılık, engelli olunması, deneyimsiz olmak, ağır hastalık geçirmek nedenleriyle kısıtlama kararı alınabilir.
Yaşlılarda, özellikle demans ya da Alzheimer gibi hastalıklara sahip kişiler kendi işleriniyapmakta zorlandıklarından kendilerine vasi atanmasına karar verilmektedir.
4. Yaş düzeltme Davaları
Hastane, sağlık ocağı ya da doğumhane gibi doğum kayıtlarının tutulduğu kurumlarda doğmamış olmak, Yaş değiştirme talep eden kişinin dış görünüşünün iddia ettiği yaşa uygun olması, Yaş değiştirme talep eden kişinin, iddia ettiği yaşta bir kardeşi olmaması (ikiz olmaları istisnasıdır), Haklı bir sebebinin bulunması hallerinde kişiler yaşının değiştirilmesi için dava açabilirler.
5. Tanıma Tenfiz Davaları
Tanıma ve tenfiz, 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun kapsamında düzenlenmiştir. Tanıma ve tenfiz, esasen, yabancı mahkeme kararlarının Türk hukuku tarafından kabul edilmesini ve Türkiye’de icra edilmesini sağlar. Yabancı mahkemelerde verilen her kararın Türkiye’de uygulanabilmesi için tanıma ve tenfiz usulünün tamamlanması gerekir. Tanıma ve tenfiz kararı kural olarak mahkemelerce verilebilir. Ancak boşanmalar bakımından istisna olarak 2017’den itibaren idari makamlar da tanıma tenfiz için yetkili kılınmıştır.
Yabancı bir mahkeme tarafından verilmiş bulunan hükmün sahip olduğu kesin hüküm veya kesin delil kuvvetinin yabancı bir ülkeye de teşmili ve yabancı bir ülkede de kabulü bakımından izlenmesi gereken prosedüre “tanıma” denir. Tanıma, yabancı mahkeme kararlarının kesin hüküm kuvvetinin, icra kabiliyetinden bağımsız olarak göz önünde bulundurulmasına denir.
Yabancı bir mahkeme tarafından verilmiş bulunan hükmün sahip olduğu icra edilebilirlik kabiliyetinin yabancı bir ülkede etki göstermesi bakımından gereken prosedüre “tenfiz” denir.
6. Soy Bağının Reddi Davası
Evlilik devam ederken veya evliliğin sona ermesinden başlayarak üçyüz gün içinde doğan çocuğun babası erkek eştir. Çocuğun erkek eşe ait olduğuna dair kabule “babalık karinesi” denilmektedir. Bu süre geçtikten sonra doğan çocuğun erkek eşe bağlanması, ananın evlilik sırasında gebe kaldığının ispatıyla mümkündür. Erkek eşin gaipliğine karar verilmesi hâlinde üçyüz günlük süre, ölüm tehlikesi veya son haber tarihinden işlemeye başlar.
Erkek eş, çocuğun kendisinden olmadığını iddia ediyorsa soybağının reddi davası açarak babalık karinesini çürütebilir. Soybağının reddi davası, ana ve çocuğa karşı açılır.
Çocuk da soybağının reddi davası açma hakkına sahiptir. Bu dava, ana ve kocaya karşı açılır.
Soybağının (nesebin) reddi davasında ispat
- Evlilik içinde ana rahmine düşme
- Çocuk evlilik içinde ana rahmine düşmüşse davacı, kocanın baba olmadığını ispat etmek zorundadır.
- Evlenmeden başlayarak en az yüzseksen gün geçtikten sonra ve evliliğin sona ermesinden başlayarak en fazla üçyüz gün içinde doğan çocuk evlilik içinde ana rahmine düşmüş sayılır.
- Evlenmeden önce veya ayrı yaşama sırasında ana rahmine düşme
- Çocuk, evlenmeden önce veya ayrı yaşama sırasında ana rahmine düşmüşse, davacının başka bir kanıt getirmesi gerekmez.
- Ancak, gebe kalma döneminde kocanın karısı ile cinsel ilişkide bulunduğu konusunda inandırıcı kanıtlar varsa, kocanın babalığına ilişkin karine geçerliliğini korur.
➢ Koca, davayı, doğumu ve baba olmadığını veya ananın gebe kaldığı sırada başka bir erkek ile cinsel ilişkide bulunduğunu öğrendiği tarihten başlayarak bir yıl içinde açmak zorundadır. Çocuk, ergin olduğu tarihten başlayarak en geç bir yıl içinde dava açmak zorundadır. Gecikme haklı bir sebebe dayanıyorsa, bir yıllık süre bu sebebin ortadan kalktığı tarihte işlemeye başlar. Karinelerin çakışması Çocuk evliliğin sona ermesinden başlayarak üçyüz gün içinde doğmuş ve ana da bu arada yeniden evlenmiş olursa, ikinci evlilikteki koca baba sayılır. Bu karine çürütülürse ilk evlilikteki koca baba sayılır.
