İş Hukuku Nedir?

İş hukukunun temel işlevi; taraf olan işçi ve işveren arasında hizmet ilişkilerini ve bunların devlet kurumlarıyla olan ilişkilerini düzenlemek, işçi sendikalarını kapsayarak bu alandaki konularda araştırma yapmak, oluşturulabilecek anlaşmazlıklar karşısında önleyici çözümler geliştirmektir.

İş kanunu, bu kapsamda ortaya çıkabilecek uyuşmazlıkları da ayrıntılı olarak düzenlemekte olup; İş kanunu kapsamına giren ve iş hukuku davalarına konu olabilecek tüm uyuşmazlıklar, iş mahkemelerinde görülür.

Yaşar Hukuk Bürosu olarak, müvekkillerimize  İş Hukuku kapsamında verdiğimiz başlıca hizmetlerimiz;

  • İşe iade davaları,
  • Hizmet tespit davaları
  • Kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla mesai ve sair haklara ilişkin davalar
  • İşçi- işveren arasındaki hizmet ilişkisinden doğan her türlü uyuşmazlıklar
  • İşçi – işveren ilişki bağlamında, gizlilik ve rekabet yasağı sözleşmesi ve şartlarının hazırlanması
  • İş hukuku dava dilekçelerinin hazırlanması
  • Toplu iş sözleşmesi müzakerelerinin yürütülmesi ve sözleşmelerin kaleme alınması gibi konuların hazırlanması ve dava sürecinin takibini siz değerli müvekkillerimizin haklarını en iyi şekilde savunmak için çalışmaktayız.

İhbar Tazminatı  (4857 Sayılı İş Kanunu)

İhbar tazminatı, iş sözleşmesini fesih etmek isteyen taraf; feshi yazılı olarak ve çalışma süresinin gerektirdiği bildirim süresine bağlı kalarak diğer tarafa iletmekle yükümlüdür. İş sözleşmeleri; 

  • İşi altı aydan az sürmüş olan işçi için, bildirimin diğer tarafa yapılmasından başlayarak iki hafta sonra,
  • İşi altı aydan bir buçuk yıla kadar sürmüş olan işçi için, bildirimin diğer tarafa yapılmasından başlayarak dört hafta sonra,  İşi bir buçuk yıldan üç yıla kadar sürmüş olan işçi için, bildirimin diğer tarafa yapılmasından başlayarak altı hafta sonra, 
  • İşi üç yıldan fazla sürmüş işçi için, bildirim yapılmasından başlayarak sekiz hafta sonra feshedilmiş sayılır.  İş sözleşmesini belirlenen bildirim sürelerine uymaksızın fesih eden taraf, söz konusu sürenin ücretini ihbar tazminatı olarak diğer tarafa ödemek durumundadır. Bildirim süreleri bölünemez, kısmen uygulanamaz. Böylesi bir uygulama halinde, tüm bildirim süresi esas alınarak ihbar tazminatı ödenmesi gerekecektir

İhbar Tazminatı Ne Zaman Hak Edilir?

  • Belirsiz süreli iş sözleşmesi varsa,
  • Sözleşme haklı nedenle feshedilmemişse,
  • İhbar sürelerine uyulmamışsa işçi veya işveren ihbar tazminatı almayı hak eder.

İhbar Tazminatı Şartları Nelerdir?

  • Öncelikle geçerli bir iş sözleşmesinin varlığı gerekir.
  • İş sözleşmesinin belirsiz süreli iş sözleşmesi olması gerekir.
  • Sözleşmesinin sürekli olması gerekir. (En çok 30 gün süren işlerde ihbar tazminatı olmaz)
  • İşçi veya işverenin bir fesih beyanında bulunması gerekir.
  • Fesih haklı nedenle derhal fesil olmamalıdır.
  • Sözleşme karşı tarafa süre verilmeden feshedilmiş olmalıdır. Yani ihbar tazminatı ödememek için, bildirim formu verilmemiş olmalıdır.

İşte sayılan bu şartların varlığı halinde artık sözleşmeyi fesheden taraf karşı tarafa ihbar tazminatı ödemesi yapma zorunluluğu altına girer.

İhbar Tazminatı Nasıl Hesaplanır?

Taraflardan biri ihbar tazminatına hak kazandığında veya ihbar tazminatı ödeme yükümlülüğü altına girdiğinde akıllara ihbar tazminatı ne kadar sorusu gelir. Bunu takip eden diğer merak ihbar süresine uymayan işçi ne kadar tazminat öder konusudur. Aslında bu konuya ilişkin genel kuralı kanun koyucu vermiştir. Zira İş Kanunu’na göre ihbar sürelerine uymayan taraf ‘bildirim sürelerini karşılayan ücret tutarını karşı tarafa ödemek zorunda kalır.

Bu noktada öncelikle bildirim sürelerini ardından da ücreti hesaplamak gerekecektir. Eğer ihbar sürelerine ilişkin herhangi bir hüküm sözleşmeye konmamışsa o zaman tazminat miktarı kanunda belirtilen süreler üzerinden hesaplanır. Ancak taraflar sözleşmeye bildirim süresine ilişkin özel hükümler koymuşlarsa sözleşmede yer alan süreler göz önüne alınarak tazminat hesaplanır.

Sigortasız İşçi Çalıştırma

Sigortasız işçi; iş akdi yapıldığı halde sigortası yapılmayan ya da sigortası eksik yatırılan işçilerdir. Hizmet sürelerinin eksik olarak bildirilmesi ile durumdan haberdar olarak işçiye karşı hizmet tespiti davası açabilirler. Ayrıca Sosyal Güvenlik Kurumu’na bu dava resen bildirilir. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nda hizmet tespit davası yer almaktadır. Yasanın 86/9. Maddesi hizmet tespiti davasına yer verir. Madde hükmü şu şekildedir: ​“Sigortalının çalıştığı bir veya birden fazla işte, bu Kanunda yazılı şartları yerine getirmiş olmasına rağmen, kendisi için verilmesi gereken aylık prim ve hizmet belgesinin işveren tarafından verilmediği veya verilen aylık prim ve hizmet belgesinde kazançların veya prim ödeme gün sayılarının eksik gösterildiği Kurumca tespit edilirse, hastalık ve analık sigortalarından gerekli ödemeler yapılır.” 

Sigortasız İşçi Çalıştırma İspatı

Bir işçi sigortasız olarak çalıştırılıyorsa işten ayrılmadığı dönemde Sosyal Güvenlik Kurumu’na ihbarda bulunabilir. Bunun üzerine kurumdan yetkili görevliler gelerek denetleme yaparlar. Görevliler bir tutanak tutar ve şikayet eden işçi de eğer orada çalışıyorsa sigortası başlatılır. İşçi bu noktada işe ne zaman girdiğini ispat etmelidir ki sigorta süresi o tarihten itibaren başlasın. İşçi elinde delil olarak belge bulundurabilir. Bunun dışında orada çalışan diğer işçiler, çevre işyerlerindeki çalışanlar, işverenin beyanları ile de işçinin işe başlama tarihi tespit edilebilir. Eğer bu beyanlar birbirine uyuyorsa işçinin geriye dönük olarak sigortası yatırılır. Bunun dışında işçi içten çıkartılmış ya da ayrılmış olabilir. Bu ayrılmadan sonra şikayette bulunuyorsa işyerindeki yasal belgeler incelenir. Bu incelemeler çalışma ortamındaki kamera kayıtları, tanık ifadeleri, mailler, banka dekontları üzerinden yapılır.

İşçi ve işverenlerden toplanan bu primlerden de işçilerin sağlık ve emeklilik giderleri karşılanmaktadır. Ayrıca mesleki hastalık ya da iş kazası gibi durumlarda da bu primler işçileri korumaktadır. Son olarak emeklilik haklarında da problemler yaşamaktadır. Sigortasız çalıştırılan işçilerin yaşadığı bu kayıpların karşılanması için hakları bulunmaktadır. Bunun yanında sigortasız bir şekilde çalıştığı içi işverenini şikayet eden işçiler de işlerinden çıkarılıyor. İşçilerin yaşamış olduğu tüm bu kayıpların karşılanması için kanun tarafından bazı haklar tanınmıştır. Bu hakların başında ise tazminat hakkı bulunmaktadır. Sigortasız çalıştırıldığı için şikayet hakkını kullanan işçilerin işten çıkarılması durumunda işçiler işe iade davası açabilmektedir. Bunun yanında yaşadıkları kayıpların karşılanması için tazminat hakkı da faizi ile birlikte korunmaktadır.

Sohbet
Merhaba 👋 danışmalık için hemen bizimle iletişime geçin?